Tarihi Yarımada’nın Kalbi Sultanahmet ve Civarında Zaman Yolculuğuna Çıkın

SHARE


Ziyaretçilerinin ve sakinlerinin, her tepesinde tarihin başka bir dönemine zaman yolculuğu yapmasına olanak veren yedi tepeli Şehr-i İstanbul’da yüzyıllara dayanan tarihi izlerin en belirgin olduğu yer, hiç kuşkusuz Sultanahmet ve civar bölgesidir. Roma İmparatorluğu’nun Mısır Dikilitaşı’ndan Bizans’ın Ayasofya’sına ve Osmanlı’nın Topkapı Sarayı’na değin ortak tarihi bellek ile mirasa ev sahipliği yapan Sultanahmet, Boğaz köprüleriyle birlikte İstanbul siluetinin de ta kendisidir.

Yılın her dönemi yurt dışından ve içinden yüzbinlerce turistin adeta tavaf ettiği bölge, Tarihi Yarımada olarak adlandırılan bölgenin batı ucunu oluştururken, yarımadanın doğu ucunda Sarayburnu Tepesi’nde yer alan Sur-i İstanbul Bölgesi ile birlikte Dünya Mirası Alanı’nı oluşturuyor.

Miras alanına girilir girilmez, bir yanda imparatorluklar beşiği diğer yanda ise yeşil bahçeler sizi karşılar. Bölgenin yıldızı ise aynı zamanda isim babası olan Sultanahmet Camii’dir. İçindeki tam 2.500 İznik Çinisi nedeniyle yabancı ziyaretçiler arasında daha çok “Blue Mosque” (Mavi Cami) olarak bilinen ve Türk-İslam mimarisinin en önemli yapıtı olarak kabul edilen altı minareli cami, 1609-1616 yılları arasında l. Ahmet tarafından Mimar Sedfkar Mehmed Ağa’ya yaptırılmış.

Cami mimarisinin esin kaynağı ise meydanın tam karşısında yer alan ve 537 yılında İmparator Justinyen tarafından yaptırılmış olan Ayasofya Camii. Hristiyanların en önemli dini mabetlerinden biri olarak kabul edilen Ayasofya, İstanbul’un fethinden sonra 4 minare eklenerek camiye dönüştürülmüş, Mimar Sinan tarafından yapılan geliştirmelerle de bugünkü görünümüne kavuşmuş.

İstanbul’u ziyaret eden yerli yabancı turistlerin, konaklama açısından da öncelikli tercihleri arasında yer alan tarihi bölgede bir çok lüks ve trendi otel bulunuyor. Bu otellerin başında dünya çapında bir marka olan Four Seasons, romantik ambiyanslıyla Armada Otel ve tarihi dokuya uygun mimari yapılarıyla Sura Hagia Sophia Hotel ve Regie Ottoman Istanbul geliyor.

Dünya Miras Alanı’nın doğu ucunda yer alan Topkapı Sarayı ise sadece Tarihi Yarımada’nın değil, İstanbul’un da en çok ziyaret edilen müzesi olması nedeniyle bölgedeki tarihi dokunun doruk noktası. İstanbul’un ev sahipliği yaptığı bütün imparatorlukların ruhları ile bezenmiş Topkapı Sarayı, bu saltanatların izlerini, dört farklı avlusunda bulunan farklı dönemlere ait Aya İrini Kilisesi, Adalet Kulesi, Sultan III. Ahmet Çeşmesi, Bağdat Köşkü ve Kutsal Emanetler aracılığıyla ziyaretçilerine de taşıyor.

Tarihi Yarımada’nın bu bölgesinde yapacağınız gezi sırasında küçük ama leziz molalar vermek isterseniz, bir zamanlar padişah, sultan ve diğer saltanat üyelerinin sofralarında yer alan lezzetleri, bölgede Arapçada “aşçı” anlamına gelenTabbah Restaurant, 360 derece panoramik manzarasıyla Chronicles Roof Restaurant ve Osmanlı mutfağı konusunda iddialı Matbah Restaurant‘ta tadabilirsiniz.

Osmanlı-Alman dostluğunun simgesi Alman Çeşmesi, Bizans İmparatoru Justinyen’in kente büyülü hediyesi Yerebatan Sarnıcı, hem Osmanlı hem de Bizans döneminde de atlı sporlara sahne olan Hipodrom – At Meydanı ve Mısır Dikilitaş, Örme Dikilitaş ile Yılan Sütunu ve daha birçok tarihi eseri ile ziyaretçilerini mest eden Sultanahmet ayrıca, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile kentin aynı zamanda müzeler merkezini oluşturuyor.

Sultanahmet bölgesi ve civarı, hem tarihi dokusuyla hem de konaklama ve Osmanlı mutfağının öne çıktığı restoranlarıyla ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor. Eğer siz de bir yandan tarihin derinliklerine inmek, diğer yandan da modern hayatın enfes güzelliklerinin tadını çıkarmak istiyorsanız, daha fazla vakit geçirmeden bu bölgeyi gezi rehberi listenize ekleyin.

Our writers' favourites

X
- Enter Your Location -
- or -