İstanbul’un Son Moda Semti: Kadiköy-Moda

SHARE


İstanbul’un her semtinin kokusu ve sesi birbirinden farklıdır. Hele Avrupa yakasından Anadolu yakasına geçildiğinde insanın içine dolan hissi tarif etmek epey zor, sanki ayaklarınız güvenli topraklara basmış gibi, sanki üzerinize bir gömlek giymişsiniz ve şehrin sesi alt notalarda dolaşıyormuş gibi.

Bu büyük olasılıkla tarihsel bir süregeliş; binlerce yıl önce, Fenikeliler’in biricik ülkesi Khalkedonia’nın başkenti Khalkedon yani Kadıköy sakinlerine, Sarayburnu’nda yaşamak varken o tarafı seçtikleri için ancak kör olabilecekleri söylenmiş ve Körler Ülkesi ismi yakıştırılmış. Halbuki şimdilerde, günbatımında Tarihi Yarımada’yı ve günü bitiren güneşin parıltılara boğduğu Haydarpaşa Garı’nı seyretmek için, İstanbul’un son moda semti Kadıköy sahili fotoğraf makineli insanlarla dolup taşmakta.

Kiliseleri, Haydarpaşa Garı, Selimiye Kışlası, Balıkçılar Çarşısı, Boğa Heykeli, Süreyya Operası, tiyatroları, tarihi tramvayı, bonibonlu Bahariye Caddesi, sokak müzisyenleri ve sahaflarıyla kültürel, kozmopolit ve samimi bir Anadolu semti olan Kadıköy, son yıllarda turistik gezilere dahil olmasının ötesinde, artık yabancıların da yaşamak için tercih ettiği bir yer haline geldi ve kaçınılmaz olarak da beraberinde yeni açılan mekanları getirdi.

Kadıköy’deki bu enerji patlamasından nasibini alan Moda da, Anadolu yakasının mütevazılığında Avrupai bir yükseliş yaşıyor. Eskiden dondurmacıları ve çay bahçeleriyle meşhur olan, başta Barış Manço olmak üzere nice sanatçıların yuvası olarak bildiğimiz Moda semtindeki huzurlu yaşam, artık renkli ve kalabalık bir hayata da evsahipliği yapıyor.

Bilindik yerler olan Dondurmacı Ali Usta, Moda Teras, Moda İskelesi, Moda Deniz Kulübü, içinde bir kilise barındıran Koço Restaurant, Cibali Balıkçısı hala yerli yerinde, ama gelin bakalım yeni açılan mekanlarda ne var ne yok, çünkü semtin ismine uygun olarak yeni mekanların tarzı bile bir moda akımını takip ediyor.

Moda’da Yeni Akım Mekanlar : Butik Kafeler

Moda, sıradışılığını elbette bu açıdan da sürdürmeliydi, yeni kafeler açılacaksa bunlar birbirinden farklı ve kendine has yerler olmalıydı. Buna istinaden, Moda’da şöyle bir gezindiğinizde, hepsi birbirinden orijinal dekorasyonlu pek çok mekana rastlayacaksınız…

Kahveleriyle ve eğlenceli ekibiyle iddialı Walter’s Coffee Roastery’nin şimdiden hayli yüksek sayıya ulaşmış müdavimlerinden birisi olabilirsiniz. Huzurlu arka bahçesiyle Cherrybean Coffees de, hele ki bilgisayarınızla beraber çalışacak yer arıyorsanız ikinci adresiniz olabilir. Mitte’de ilginç atölyelere (defter, pinhol kamera, origami, kahve demleme teknikleri) katılabilirsiniz. Sanat tutkunuysanız Dört Kadıköy’de düzenlenen sanatsal ve edebi buluşmaların müptelası olma riskiniz bulunuyor. Page Cafe Gallery ise adı üzerinde hem kafe, hem sanat galerisi, kahvenizi içerken resim sergilerini inceleyebilirsiniz. NUN‘da rahatça serilip satışta olan vintage ürünlere göz atabilirsiniz. Nefis sandviçleriyle Bubada , krepleriyle OD46 , 180 Coffee Bakery, Çekirdek, Mambocino, Hang Roasting Coffee de popüler mekanlar arasında.

Kahvaltı için Naan Bakeshop’un fırından yeni çıkmış ürünlerine hücum edebilir veya Naga Putrika’nın meşhur taze ürünleriyle kahvaltı yapabilirsiniz .

Deniz manzarası isterseniz Cafe Kafka, Moda Caddesi’nde gelen geçeni izlemek isterseniz İstisna Tatlar’ı veya Rocky posteriyle instagram meşhuru olan Rafine Espresso Bar’ı deneyebilirsiniz.

Üstelik, Moda’nın tarihi Elif Pastanesi‘nden yadigar bir gelenek midir bilinmez, bu kafelerin çoğunda başka yerde bulamayacağınız efsane tatlılar var, “tatlı yemem” demek nafile.

Ha “ben bunları istemem, ille de nostaljik romantizm yapacağım” diyorsanız, eski çay bahçesi yerli yerinde duruyor. Görünüşe bakılırsa, ne kadar yeni mekan açılırsa açılsın, Modalılar semtlerini korumaktan vazgeçmeyecek. İyi ki de öyle!

Our writers' favourites

X
- Enter Your Location -
- or -