ABD şehirleri keşfedilmek için sizi bekliyor

SHARE


Dünya gözüyle görmek istediğiniz diyarlar arasında rüyalar ülkesi ABD varsa, doğru satırlara göz atıyorsunuz demektir. Söyleyeceklerimize kulak verin ve harika bir ABD seyahati için bavullarınızı hazırlamaya başlayın. Özgürlük Heykeli’nden Golden Gate Köprüsü’ne, Grand Canyon’dan Pebble Beach’e kadar büyüleyici güzelliğe sahip pek çok tarihi ve doğal güzellik barındıran ABD şehirleri keşfedilmek için sizi bekliyor.

Avrupa ve Asya kıtaları ile kıyaslandığında, ABD tarihi çok etkileyici değil elbet, ancak yine de bu gerçek, bu zengin toprakların bir cazibe merkezi haline gelmesine engel oluşturmamış. Her köşesi buram buram tarih kokan binalar ile taçlanmış Avrupa sokakları, aristokrat bir ailenin çocuğu gibiyken, ABD sokakları bayramlıklarını giymiş zengin aile çocuklarını andırıyor. Tarih açısından olağanüstü vaatler sunamasa da, siz yine de vazgeçmeyin ve rüya ülkede, ABD şehirleri turuna çıkın.

New York, dünyanın bilinirliği en yüksek şehirlerinin başında geliyor. Görkemli gökdelenleri, puslu silueti, konuşkan taksi şoförleri, elinde kahve bardaklarıyla sürekli bir yerlere yetişmeye çalışan çoğu İtalyan, Çinli ya da İrlanda asıllı insanlarıyla meşhur New York.

Şehrin en önemli sembollerinden olan Özgürlük Heykeli, Times Meydanı ve Empire State Binası görülmeden kesinlikle dönülmemeli. En güzeli bir helikopter turu yaparak bu şehrin nasıl derin nefes alıp verdiğine havadan tanıklık etmek. Bir Broadway müzikaline bilet ayırtmayı, Çin mahallesine uğramayı, Central Park‘ta fayton kiralayıp taze havayı solumayı unutmayın.

Amerikan rüyasını yakından görmek istiyorsanız, Las Vegas’a mutlaka uğramalısınız. Çölün ortasına kurulmuş ve adeta bir harikalar diyarı olan bu şehrin gözleri 24 saat açık diyebiliriz. Eyfel Kulesi, Mısır Piramitleri ve içinde gondollarla gezilen Venedik kanalları şeklinde inşa edilmiş heybetli otellerini görünce çok şaşıracaksınız. Dünyanın en ünlü yıldızlarının konserleri ve şovlarıyla renklenen gece hayatı ve kepenkleri hiç inmeyen kumarhaneleriyle, Las Vegas gerçek bir cazibe merkezi.

Grand Canyon’a helikopter seyahati

ABD’de görülmesi gereken yerlerden biri de Grand Canyon. UNESCO Dünya Mirası listesindeki bu ulusal parka, Las Vegas’tan helikopter kiralayarak gidebilirsiniz. Otelinizden özel şoförlü araçlarla helikopter pistine transfer isteyebilir ve keyifli bir helikopter turuyla Colorado Nehri’ni, Grand Wash Cliffs’i ve sönmüş volkanik dağları görebilirsiniz.

Turunuzun içeriğine göre bu bölgeyi sadece havadan gezebilir ya da toprağa ayak basarak Colorado Nehri kıyısında piknik yapabilir ve tüm haşmetiyle sizi bekleyen Grand Canyon’u ziyaret edebilirsiniz. Derinliği 1600 metreye ulaşan, bu nefes kesen güzellikteki kesiklerin 2 milyar yıllık tarihi olduğu söylenir. Büyüleyici bir havası olan bu parkta hatıra fotoğrafları çekip, eskiden burada yaşamış Kızılderilileri anarak güzel bir ABD seyahati anısı kazanabilirsiniz.

Bir sonraki rotamız San Francisco, ama yolculuk için bu kez uçak değil, mümkünse araba tercih ediyoruz; çünkü Pasifik Kıyısı Otoyolu (Pacific Coast Highway) görülmesi gereken harika bir yol. Doğanın en güzel haliyle yaşayabileceğiniz bu yolculukta küçük, masal şehri Carmel’de bir gece konaklamalı, Pebble Beach içindeki 17mile drive’ı kat etmelisiniz.

ABD şehirleri içinde İstanbul’a en çok benzetileni, bir zamanların efsane dizisi San Francisco Sokakları’ndan çok iyi bildiğimiz, sislerin hakim olduğu görkemli San Francisco. Üstü açık bir araba kiralayıp dünyanın en ünlü köprülerinden biri olan Golden Gate’i, Pasifik Okyanusu’nun kuvvetli rüzgarları eşliğinde geçmenin keyfini çıkarabilirsiniz. Alcatraz Hapishanesi’ni ziyaret etmeyi, tramvaylara binip meşhur San Francisco yokuşlarına tırmanmayı, Lombard Caddesi’nde iki tur atmayı ihmal etmeyin.

Chicago için öneriler

Gökdelenler şehri Chicago’ya uzanalım şimdi. Tarihi binaların etkileyici mimarisi, daha şehre ilk girdiğinizde başınızı döndürmeye başlıyor. Tarihi yapılar arasında en çok öne çıkanın Water Tower isimli kule olduğunu söyleyebiliriz. 1869 yılında yangınlara önlem olarak inşa edilmiş bu kule günümüzde alışveriş merkezi olarak kullanılıyor.

Dünyaca ünlü markaların yer aldığı Magnificient Mile Caddesi ise keyifli bir yürüyüş için ve mağazaların vitrinlerine göz atmak için oldukça ideal. The Loop, pek çok müze ve tiyatroya ev sahipliği yapan oldukça hareketli bir bölge. Dünyanın en kapsamlı uzay koleksiyonlarından birine sahip Adler Planetaryum ve Astronomi Müzesi mutlaka görülmeli.

Tarihin meşhur dinozorlarından Tyrannosaurus’un kemikleri sızlamasın istiyorsanız, Field Doğa Tarihi Müzesi’ne de bir uğrayın deriz. Dünyaca ünlü sanat eserlerine ev sahipliği yapan ve ABD’nin en büyük müzelerinden biri olan Chicago Sanat Müzesi ise sanatseverlere görsel bir şölen sunmak için ziyaretçilerini bekliyor.

Chicago gökdelenleri kadar plajları ve parklarıyla da ünlü bir şehir. Müzik festivallerine ev sahipliği yapan Grant Park ve eğlence alanları bulunan Millenium Park şehrin yeşil alanlarından sadece ikisi. Bu şehirde yapacak pek çok şey harika şey var elbette, ama Chicago’ya gelip de bir NBA maçı izlememek olmaz. Biletleri çok uzun süre önce tükenen Chicago Bulls takımının maçlarını izlemek istiyorsanız elinizi çabuk tutmayı unutmayın.

Burası ABD. Burası rüyalar ülkesi.

Our writers' favourites

X
- Enter Your Location -
- or -